KARALAMA DEFTERİ

-DİNSEL EPİSTEMOLOJİYE MARKSİST GİRİŞ-
Marksizm tarihin belirli safhasında aydınlanmacı determinizmin bağrında ortaya çıktı. Ortaya çıkışı dönemin koşulları ve tarihsel ilerlemeciliğin zorunlu durağında politik bir zemine oturdu.
Oturduğu zemin özgül formlar oluşturarak kültürel şekillenişle birleşti ve çeşitli coğrafyalarda değişik isimler ve biçimler aldı. Örneğin, Rusya’da ki şekillenişin adı Bolşevizm oldu. 
Türkiye açısından durum değerlendirmesi yaptığımızda Kemalist- Aydınlanmacı/ Modernist algının şemsiyesi altında gelişme talihsizliği yaşadı. Pozitivist, geleneksel /kalkınmacı bir rayda ikame edilmeye çalışıldı. Fakat modernizmin ve aydınlanmacılığın katı seküler ideolojik formülasyonu, geniş halk yığınlarının bayağı ve öteki olarak algılanmasına ortam hazırladı. Böylesi ortamda mücadelesine ortak edemediği kesimlerin politik olarak kopuş diye nitelendirebileceğimiz radikal bir arayaşın içine girmesi süreç açısından manidardır. Zira Kaypakkaya’nın ortaya koyduğu tezler bizim açımızdan, marksizmin ötekiler bakımından özgül formlar sergilemeye başlamasıdır ve sevindiricidir.
Aydınlanmacı çizgideki marksist tutum, Türkiye emekçilerinin duyuşsal dünyasına sirayet etmeden kompleks felsefi önermeler olarak tartışıla durdu. 
Kürt ulusal hareketinin ortodoks Marksizmin seküler muhtevasını aşıp yeni arayışlara girmesi bu damardaki ikinci büyük kırılmayı yarattı. 
Türkiye açısından nüfusun büyük bölümünün kendini islamla politize ettiği gerçeğini görerek bu gerçeğe uygun refleks ve yaklaşımların sergilenmesinin hayati olduğunun farkındayız. Zira islamın baz aldığı Kur-an gerçeğinin tarihsel devrimci bir rol oynadığını ve politik devrimci değişime dönüşmeden çağının yönelimine girdiğinin farkında olmak gerekir.
Kuran’ın ve marksist epistemolojinin temel sayıltısının yeni bir dünya ideali olduğu aşikardır. İdealist diyerek sümen altı yaptığımız Kuran gerçeğinin onotolojik bir zeminde öznelerle ilişkiye geçip maddi bir muhtevaya sahip olduğu, ortodoks marksizmin teorik dar kafalılığınd a ve yöntemsel aydınlanmacılığın da kayda alınmadığı da bir gerçek. Zira Kuran’ın ilk indirilen 23 ayetinin toplumsal eşitsizliklerin giderilmesine; üretim alanında olmasa paylaşım ve bölüşüm alanında mutlak bir eşitlik talebinin olduğuna değinmek gerekir. Amacımız o dönemde gerçekleşmeyecek sosyal devrimlerin neden olmadığını sorgulamak değil, olmamalıdır da . Devrimci öz barındıran bir özneler organizasyonun marksist politik düzlemde dikkate alınıp işlenmesidir. İnsanların sisteme yönelik rahatsızlıklarının politik bir tutum içinde örgütleyip, devrimci dinamizme ivme ve taze kan kazandırmaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yorumunuz için teşekkür ederim